Bu uygulamayı ilk başarıyla tamamlayan Tekirdağlı Hüseyin, 1941 yılında kemerin daimî sahibi olmuştu. Ancak sonraki yıllarda bu uygulamanın uygulanmadığı, hem o döneme ait gazete haberlerinde hem de kaynak kitaplarda 10 yıl içinde 3 kez Kırkpınar Birincisi olana kemerin verildiğine dair herhangi bir bilginin bulunmadığı görülmektedir. Tekirdağlı Hüseyin Alkaya, Kurtdereli Mehmet Kemerini 1939, 1940 ve 1941 yıllarında üç kez kazanarak kemerin ebedi sahibi olan tek isim oldu. 1939'da Karacabeyli Hayati Ün'ü, 1940'ta Gönenli Kara Hüseyin'i ve 1941'de de Babaeskili Mustafa Yenici'yi yenerek Kurtdereli Kemeri'nin ebedi sahibi oldu.

Alanyaspor 7 hafta sonra kaybetti Alanyaspor 7 hafta sonra kaybetti

28383 1

Cumhuriyet tarihinin 'Altın Kemer' sahibi ilk başpehlivanı olan Ordulu Mustafa Bük ise 1966, 1967 ve 1968 yıllarında üç kez üst üste kazanarak bu kemerin ebedi sahibi oldu. 1966'da finalde Mehmet Ali Yağcı ile karşılaştı. Yağcı galibiyetini ilan etse de hakem kurulu farklı bir karar alarak Ordulu Mustafa'yı başpehlivan ilan etti. 1967'de Kara Ali Çelik ile karşılaşan başpehlivan Mustafa Bük, rakibinin sakatlığı nedeniyle kemerini emaneten ikinci kez kuşandı. 1968'de Kara Ali'nin pes etmesiyle üçüncü kez kazanarak kemerin ebedi sahibi oldu. Başpehlivan Mustafa'dan 10 yıl sonra, Kırkpınar Kemerine sahip üçüncü (altın kemere sahip ikinci) isim başpehlivan Aydın Demir geldi. Aydın Demir, 1976, 1977 ve 1978 yıllarında üst üste üç kez kazanarak bu kemerin ebedi sahibi oldu. Ardından Hüseyin Çokal ve Ahmet Taşçı da bu unvana sahip oldu. Başpehlivan Hüseyin Çokal 1982, 1983 ve 1984 yıllarında üst üste üç kez kazanarak kemerin ebedi sahibi oldu. 1984'te Sabri Acar'ı yenerek üçüncü kez kemerini kuşandı. Ahmet Taşçı ise Hüseyin Çokal'dan sekiz yıl sonra Kırkpınar Kemerine sahip olan dördüncü (altın kemere sahip üçüncü) başpehlivan oldu. Sonraki yıllarda başarılarına devam ederek iki kez kemerin sahibi oldu. 1990-1992 yıllarında başarıyla mücadele eden Taşçı, 1995-1997 yıllarında da üst üste altın kemerleri kazanarak bu unvana layık görüldü.

Muhabir: YASİN ÇOBAN