Antalya’nın eşi benzeri olmayan güzelliklerinin büyük bir kısmının mağaralardan oluştuğunu biliyor musunuz? Sınırları içerisinde yaklaşık 500 mağaraya ev sahipliği yapan şehir "speleolog" yani mağara bilimcilerin dikkatini oldukça canlı tutmakta. Antalya’da bulunan bazı mağaralar gerek sahip oldukları tarihleri gerek görselleri gerekse jeolojik özellikleri bakımından oldukça ön planda olup, uluslararası üne kavuşmuşlardır.

Antalya’nın o ilçesinde sıkı yönetim Antalya’nın o ilçesinde sıkı yönetim

Karatas Magarasi Selale

Ancak bazı mağaralar az önceki tüm özelliklere tik atmasına rağmen, hak ettiği popülariteye kavuşamamıştır. Biz bugün bu mağaralardan birini ele alacağız sizinle, Antalya’nın Aksu ilçesi sınırlarında bulunan ve Büyük İskender döneminden bu yana şifalı sayılan Karataş Mağarası’nın özelliklerini ve hikayesini aktaracağız sizlere. Tabi dilimiz döndüğünce…

AKSU İLÇESİ’NİN GÜZELLİKLERİNDEN BİRİ

Antalya’nın yalnız merkezi değil bölgesel de pek çok güzelliğe sahiplik ettiğini biliyoruz. Doğanın olabildiğince davrandığı bu kent, ilçelerine serpiştirilmiş farklı güzelliklerle de oldukça dikkat çekmekte. Karataş Mağarası’ da Antalya’nın Aksu ilçesi sınırlarında bulunuyor. Mağara ilçeye bağlı Yukarı Karaman Köyü'nde şehir merkezine 23 km mesafede konumlanıyor.

Foto 3

MAĞARANIN ÇAMURU ŞİFA KAYNAĞI NİTELİĞİNDE

Mağaranın içerisinde bulunan çamurunun cilde pek çok fayda sağladığı biliniyor. Hatta mağarayı sırf bunun için ziyaret edenler bile var. Bu mağaranın cilt lekeleri ve siyah noktaları giderdiği, cildin ph dengesini düzenleyerek ciltte canlandırıcı ve sıkılaştırdığı bir etki gösterdiği biliniyor. Yaklaşık 213 metre uzunluğundaki bu mağarada her alanda bu çamura ulaşmak mümkün. Ayrıca mağaranın içinde bir de gölet ve galeri mevcut.
Mağara, Şeytan Deliği, Şifalı Çamur, Aşk Çeşmesi, Bekir Kuyusu ve Barış Gölü olarak adlandırılan farklı bölümleri ile ziyaretçilerin oldukça ilgisini çekmekte.

Foto 4

MAĞARA TARİHTE DE ŞİFA KAYNAĞI OLARAK KULLANILMIŞ

Karataş Mağarası sadece günümüzde değil tarihte de şifa kaynağı olarak kullanılmış. Mağaranın tarihin gördüğü en büyük komutanlardan olan, M.Ö 333 yılını kapsayan Büyük İskender döneminde gerçekleştirilen Sagalassos çıkarmasında yaralı askerlerin şifalı çamurla tedavi edildiği bir şifa merkezi olarak anıldığı aktarılmakta. Bununla birlikte bu mağaraya yine Büyük İskender döneminde yapılan silahlar saklanırmış.

Karataş Mağarası’nın bölümlerine dair de senelerdir dilden dile dolaşan bir de hikaye bulunmakta. Rivayete göre mağaranın bölümleri bir olay sonucu oluşuyor. Hikâyeye göre:

Yörük kızı Elif ile köyün delikanlısı “Asi”lerden Kerim birbirlerine aşık olurlar. O dönemde (M.S. 1400 civarı) “Yörük”ler ile “Asi”lerin birbirleri ile evlenmelerine izin verilmemektedir. Sevgililerin aileleri Elif ile Kerim’in ilişkisini öğrenir ve linç etmek maksadı ile sevgilileri kovalarken, sevgililer mağarada şeytan olduğu inancıyla kimsenin giremeyeceğini düşünerek, “Besmele” ile mağaraya girerler. Birbirlerinden güç alarak, mağara içindeki göl kenarında akan çeşmeye kadar gidip, saklanırlar. Gölün kenarında, mağaranın içindeki çamurla yaralarını tedavi ederler (ŞİFALI ÇAMUR).

 Korkudan birbirlerine sımsıkı sarılmışlardır. Mağaranın içinde, geceyi gündüzü fark edemediklerinden sadece bu suyu içip uzun süre saklanırlar.(AŞK ÇEŞMESİ). Bu sudan siz de içiniz, temizdir. İçtiğinizde aşkınız pekişecek ya da beklediğiniz yaşayamadığınız aşkınıza kavuşacaksınız. Herkesi sevecek, buradan ayrılırken kendinizi farklı hissedeceksiniz. Mağaranın içinde yer alan gölün kenarı, Elif ile Kerim’in yanlarında getirdikleri Kepenek ( kalın bir çoban kıyafeti ) ile günlerce saklandıkları yerdir.

Büyük Iskend11Er

Bir gece Elif, saklandıkları yerden dışarı çıkar ve annesini bulmak için ailesinin çadırının bulunduğu yere gider. Ancak; Elif’in ailesi yaylaya göç ettiği için çadırı olması gerektiği yerde bulamaz. Ağlayarak, mağaraya geri dönüp Kerim’in yanına gider. Bu sırada Kerim’in annesi aşıklara acımıştır ve büyük galerinin bulunduğu kuyu ağzından (BEKİR KUYUSU) aşıklara ekmek atmaya başlar. Aşıklarda, ailelerinin ve tüm köyün barışması için sürekli olarak göl kenarında dua ederler. Göle bakarak (BARIŞ GÖLÜ) barışlarının göl kadar büyük olması için dua ederler. 

Muhabir: BUSE ER