Antalya’nın Kepez İlçesi’nde yer alan ve İkinci Dünya Savaşı sırasında, 1941 yılında 'Auschwitz' toplama kampında kimliği belirsiz Yahudi kızın katledilmeden önce kesilen saçlarının dikildiği, 78 yıllık bez bebek, Antalya'da Anadolu Oyuncak Müzesi'nde sergileniyor. Bu bebeğin sahip olduğu saçlardan akrabalarının bulunabileceği ihtimali üzerine 2019 yılında bebekten saç örneği alınmıştı. Ancak şimdiye kadar bez bebeğin DNA’sında eşleşme olup olmadığı bir türlü açıklanmadı.

6 yıl önce alınan DNA örneği neden hala çıkmadı? Bu oyuncak bebeğin özelliği ne? Bebeğin DNA’sı ile ilgi Anadolu Oyuncak Müzesi Müdürü Emrah Ünlüsoy şunları söylemişti:

“Kepez Belediyesi tarafından 2017 yılında Dokumapark alanı içinde hizmete açılan Anadolu Oyuncak Müzesi’nde yer alan bir oyuncak Türkiye’de bomba etkisi yaratmıştı. 2'nci Dünya Savaşı döneminde, Almanya'daki en büyük toplama kampı 'Auschwitz'e esir olarak getirilen Yahudi kız çocuğunun kesilen saçlarının kullanıldığı bez bebek, ülkedeki küratörün özel sergisinden alınarak, müzeye getirildi. Bez bebek, cam bölme içinde sergileniyor.”

ACIKLI GERÇEK HİKAYE

2019 yılında yaptığı açıklamada Anadolu Oyuncak Müzesi Müdürü Emrah Ünlüsoy, 78 yıllık bebeği görmeye gelenler arasında ilginç isteklerde bulunanlar olduğunu belirterek, “Müzenin çok kıymetli bir eseri, aynı zamanda çok da acıklı bir hikayesi var. Nazi Almanya'sında 'Auschwitz' toplama kampında günde ortalama bin Yahudi katlediliyordu.

O tarihlerde kız çocukları katledilmeden önce saçları kesilip, o saçlarla zengin Alman çocuklarına bebek yapılırdı. Gerçek saçlı bebeklerin dramı o zaman ortaya çıkıyor” dedi.

Bez Bebek Antalya (Small)

BEBEKTEN SAÇ ÖRNEĞİ ALDILAR

Emrah Ünlüsoy, tur rehberlerine bu bebekle ilgili bilgiler verilmesinin ardından kente gelen turistlerin, özellikle bez bebeği görmek için ısrarcı olduklarını kaydetti. Ünlüsoy, çoğunu Yahudilerin oluşturduğu ziyaretçilerin bazılarının ise bez bebeği görünce gözyaşlarını tutamadığını aktardı.

Yahudi yetkililerin bebekle ilgili ilginç istekte bulunduğunu da anlatan Ünlüsoy, “Yahudi cemaatine mensup bazı ziyaretçiler, kendi sivil toplum kuruluşlarına haber vermiş. Onlar da bizimle iletişime geçti. Gerçek saçlı bebeğimizden saç teli istediler. Ne yapacaklarını sorduğumuzda DNA testi ile aile bağlarına ulaşmak istediklerini ifade ettiler. Özel izinle onlara yardımcı olduk. Birkaç saç telinden, kızın aile bağlarına ulaşmak istiyorlar. Ağlayarak, koridorları gezen ziyaretçilerimiz var” diye konuştu.

YAHUDİLER’DEN SES YOK

Aradan 6 yıl geçmesine rağmen Yahudi yetkililerden bebeğin DNA sonucu ile ilgili hala bir haber olmadığını belirten Ünlüsoy, Bebeğin saçlarından örnek alındı. Ailesini tespit edeceklerini söylediler. Ancak alınan saç örneklerinin sonuçlarıyla ilgili hala bir bilgi verilmedi. Herhangi bir şekilde bizimle iletişime geçen olmadı. Maalesef o konuda yani bizimle paylaşmayı sanırım istemiyorlar. Bebek hala Oyuncak Müze’mizde duruyor.

Yani o bebek özelinde gelen bazı kitleler oldu. Yani özellikle o bebek haberini okuyup da merak edip gelenler. Hatta bazı araştırmacılar, bazı tarihçiler, bazı üniversite öğrencileri, ilgililer meraklılar geliyor. Daha öncede söylemiştik bebeğin bulunduğu camın ampulü sürekli olarak patlıyordu. Bu hala devam ediyor. Ama yani belki bebekten değildir, belki hatlardandır. Yağmur yağmurlardandır diye umut ediyoruz yani. Ama yıllardır devam ediyorsa demek ki bebekli de bir şey vardır. Yani umuyoruz olmaz değildir.

Antalya’nın en işlek bulvarının çehresi değişecek… O bulvara  inanılmaz proje… Antalya’nın en işlek bulvarının çehresi değişecek… O bulvara inanılmaz proje…

Yahudi Kizin Saclarini Tasiyan 79 Yillik Esrarengiz Bebek (Small)

UMARIM BİR DAHA ÜRETİLMEZ

Yani o bebek sonrasında işte stabil bir durağına geçti. En son sizin yaptığımız haberle birlikte aynı şekilde standart bir şekilde koruyoruz. Ara ara onun bakımını yapıyoruz. Tabii doğal malzemeler olduğu için onun restorasyon ekibimiz onun şeylerini yapıyor. Dezenfekte ve korumasını yapıyor. Bu şekilde yaşatıyoruz. Ekstra bir durum yok. Yani aslında şey, o biraz oyuncak müzesinin de ana karakteri gibi bir şey oldu. Yani en trajik hikayeye sahip olan eser yani en kıymetlisi en trajik hikayeye sahip olan eser. Yani umuyoruz ki bu oyuncaklar bir daha üretilmez tabii” dedi.

Muhabir: YAPRAK ÖZER